Dize Dize Mim

17 Ekim 2007 Çarşamba



Bugün tam anlamıyla şu haldeyim. Yani ki uğraşsam, çabalasam, üç buçuk dört buçuk beş buçuk tıp atsam tıpa tıp aynı hâle gelemezdim. Kendiliğinden oldu bu tıpa tıp tıbbî benzerliğin tıp oyununda tıpış tıpış yanıma gelip tıkacımı çıkarması. edicim bencim mimlemiş bir de. Şu şekilde. Böyle bir garip bir kanat oyuncusuyum ben. Ayağıma gelen topla şut çekmeden edemiyorum. Kaleyi görmüşüm görmemişim mühim değil. Çalım atma gibi alışkanlıklarım da yok. Tazı gibi koşup Ormandilho gibi şut çekiyorum. Neymiş bu dize, neymiş bir bakalım. Neymiş dostlar bir bakalım. Bakalım bakalım neymiş. Neymiş ki öğrenelim. Öğrensek ya artık. Neyi? Eaaaaah..

Gönül isterdi ki buraya bir Turgut, bir Ece, bir Cemal, bir Edip, bir İsmet, bir Sezâi falan koyalım. Hatta Özdemir dahi olabilir. Hayyam da şeyedebiliriz. (Aman aman çok zekiyim, çaktırmadan şiir zevkimi ifşa ettim.)

Ama konu beni anlatan bir şiir yahut bir dörtlük yahut her hangi bir manzume olunca ben Nietzsche'nin bıyıklarını durmaksızın yalarım:

---

Evet! Biliyorum nereden geldiğimi ben!

Doymak bilmez bir yalımım tıpkı
Kızıl kızıl olurum, tüketirim kendi kendimi.
Neyi tutsam aydınlanır,
Kömür kesilir elimden düşen:
Besbelli bir yalımım ben!

---

Şimdi golü attık. Santradan pas veriyorum: caaanım Nisa, Kaçan Kova, İktisatçı.


1 yorum:

edi.ben dedi ki...

:) of işte buuu!!!